BOĞAZ’DA BÜYÜK BEYAZ

in İSTANBULLU

Eskilerin deyimiyle “canavar harharyas” Fotoğrafta Marmara Denizi’nde, olasılıkla 1920’lerde yakalanan bir büyük beyaz, Taksim Topçu Kışlası’nın avlusundaki Taksim Stadyumu’nda halka gösteriliyor. İstanbullu balıkçılar tarafından civar sularda yakalandıktan sonra meydanlarda sergilenen köpekbalıkları, kent halkı için her zaman izlemeye değer bir gösteriydi.

Hani derler ya “Benden uzak olsun da Mısır’a sultan olsun” diye, sanki büyük beyaz köpekbalığı düşünülmüş de söylenmiş bu söz. Köpekbalıklarını az çok tanıyanlar için büyük beyaz, denizde en son karşılaşmak istenecek varlıklar listesinde yer alıyor. Büyük beyazların fotoğraflarını gösterip “Onunla karşılaşmayı ister miydiniz?” sorusunu her sorduğumda aldığım yanıt, söz birliği edilmiş gibi aynı oluyor çoğu zaman: “Bizim denizlerden uzak olsun da nerede yaşarsa yaşasın…”

Büyük beyazın yaşadığı yer dünya haritasında çok geniş bir alana yayılıyor. Büyük Okyanus’ta Kaliforniya kıyıları, Atlas ve Hint okyanuslarının hırçın karşılaşmalarına sahne olan Güney Afrika sahilleri, ayrıca uçsuz bucaksız güney Avustralya suları sıklıkla görüldüğü yerler olmalarına rağmen, büyük beyazın denizlerdeki hakimiyeti sadece buralarla sınırlı değil. Sınır tanımayan büyük beyazların yaşadığı yerler arasında Akdeniz de var. Üç kıta arasına sıkışıp kalmış olan bu içdenizde büyük beyazların varlığına ilişkin kayıtların geçmişi on altıncı yüzyıla kadar gidiyor. Bu muhteşem yırtıcının Akdeniz’deki varlığından söz eden ilk isimlerden biri Fransız doğabilimci Guillaume Rondelet. Kesin tarihi belirtmemekle birlikte 1554 yılından önce Fransa’nın Marsilya kıyılarında bir büyük beyaz köpekbalığı yakalandığını bildiren Rondelet, devin karnından zırh kuşanmış bir insan bedeni çıktığını not düşmeyi de ihmal etmemiş. 1500’lerin ortalarında yakalanmış olan bu şövalye avcısının, Akdeniz’de bilimsel olarak kayıt altına alınmış ilk büyük beyaz olduğu kabul ediliyor.

Peki bugüne kadar Akdeniz’de ve bağlantısı olan denizlerde acaba kaç tane büyük beyaz köpekbalığı yakalanmış ya da gözlenmiş olabilir? İtalyan köpekbalığı uzmanı Alessandro De Maddalena’nın küratörlüğünü yaptığı, her yeni kayıtla biraz daha kalabalıklaşan Akdeniz Büyük Beyaz Köpekbalığı Veri Bankası kayıtlarına göre, Akdeniz’de 1554’ten 2011’e kadar 596 tane büyük beyaz köpekbalığı yakalanmış. 2012 yılında Akdeniz’in Büyük Beyazları adıyla kitaplaştırılan veri bankasında Akdeniz’de en son 5 Ağustos 2011’de Adriyatik’in Karadağ kıyılarında 2 metreden biraz daha uzun bir büyük beyaz yakalandığı yazsa da, bu olaydan sonra Akdeniz’de başka büyük beyazlar da görüldü. Hem de bizim kıyılarımızda…

Türk sularında yaşayan büyük beyazların hikâyesi de, Akdeniz’in farklı bölgelerinde yakalanmış olan hemcinslerinin hikâyelerinden geri kalmayan köklü bir geçmişe sahip. Bu sulardaki varlığı daima tartışma konusu olmuş olan ve doğruyu söylemek gerekirse çoğu zaman inkâr edilen büyük beyaz köpekbalığının kıyılarımızdaki varlığına işaret eden somut kanıtlar azımsanamayacak kadar çok. Bizim büyük beyazların hikâyesi 1553 yılında başlıyor. Bu açıdan bakıldığında Akdeniz’de büyük beyazın resmen kayıt altına alındığı ilk yerlerden biri de aslında bizim kıyılarımız. Yurttaşı Rondelet gibi kendisi de bir doğabilimci olan Pierre Bellon 1553’te yayımlanan De Aquatilibus isimli eserinde İzmir kıyısında yakalanmış olan bir büyük beyazdan bahsediyor kısaca. Ancak sularımızda büyük beyazla bir sonraki karşılaşma için tam 328 yıl geçmesi gerekmiş.

İstanbul’un gözde gezinti mekânlarından biri olan Beylerbeyi kıyısında büyük beyazla karşılaşma olasılığı bugün için ihtimal verilemeyecek, hatta kaçıkça bir iddia gibi görünse de, 1881 yılının Şubat ayında yaklaşık 4 metre uzunluğunda bir büyük beyaz tam da burada karaya vurmuş. Günümüzde adım başı lokanta ve kafelerle kuşatılmış olan Beylerbeyi’nin açıklarında bir zamanlar büyük beyazların kol gezdiğine insanın inanası gelmiyor. Bellon’un 1553’te İzmir’de denk geldiği büyük beyazla 1881’de Beylerbeyi’nde yaşanan karşılaşma arasında kalan 328 yıllık boşlukta neler olup bittiği ise şu an için meçhul. Belki ileride bu zaman boşluğunu büyük beyazlarla dolduracak başka kanıtlar da gün ışığına çıkar.

 

1881’in Kasım ayında büyük beyaz, oltaya yakalanan hemen hemen 5 metrelik bir bireyle Boğaziçi’nde tekrar ortaya çıkmış. 1900’lerin başından 1970’lere kadar yayımlanmış olan bazı gazete ve dergilere şöyle bir göz attığımızda, Boğaziçi’nde ve İstanbul’un Marmara kıyılarında 30’dan fazla büyük beyazın özellikle orkinos oltacıları tarafından yakalandığına ilişkin kıyıda köşede kalmış haberler göze çarpıyor. Yirminci yüzyılın başından son çeyreğine kadar olan süreçte İstanbul’da tam 37 tane büyük beyaz –ya da eskilerin deyişiyle “canavar harharyas”– Boğaz’ı mesken tutan orkinos oltacıları tarafından benzer şekilde yakalanmış: Zokayı yutan yüzlerce kiloluk orkinostan ağız dolusu bir parça koparmak için saldıran canavarın kendisi de oltaya takılınca, balıkçı oltasını, büyük beyazsa canını kurtarmak için kıyasıya bir mücadeleye girişiyor. Oltadan kurtulamayan cansız büyük beyaz kıyıya çıkarılıyor ve ganimet olarak İstanbul sokaklarında sergileniyor. Deliye dönmüş olan büyük beyazlardan bazıları o curcunada can havliyle oltacı kayıklarına bile saldırıyor.
Büyük beyazların sularımızdaki tarihsel varlığını ve güncel durumunu belirlemek için İhtiyoloji Araştırmaları Topluluğu (İAT) 2000 yılından bu yana hummalı bir çalışma yürütüyor. Büyük beyazın yanı sıra sularımızda yaşayan diğer köpekbalığı türlerine dair ele geçen tüm bilgilerin saklandığı İAT arşivinde bizim büyük beyazlara ait 54 kayıt mevcut. Bu kayıtlar içinde en yakın tarihli olanı ise 19 Eylül 2014 tarihinde Foça’da ıstakoz ağına takılarak yakalanmış olan 2 metre boyundaki genç bir bireye ait. Yeri gelmişken belirtmekte yarar var, Akdeniz’deki varlığı tehdit altında olan büyük beyaz Türk balıkçıların hedefindeki türlerden değil ve avlanması diğer deniz canlılarını yakalamak için bırakılmış olan av aletlerine kazara takılmaları sonucu gerçekleşiyor.

İAT tarafından yürütülen araştırmanın satır aralarına baktığımızda, büyük beyazların 38 bireyle en fazla (%70,3) Marmara Denizi’nde yakalandıkları veya görüldükleri, bunu 14 bireyle (%25,9) Ege Denizi’nin ve 2 bireyle (%3,7) Doğu Akdeniz’in izlediği göze çarpıyor. Ancak büyük beyaz köpekbalığının Marmara kayıtları tamamen geçmiş kayıtları içeriyor ve Marmara sularında doğrulanmış en son gözlem tarihi olan 1985’ten beri güncel kayıt bulunmuyor. Başka bir deyişle Marmara’da artık büyük beyaz yaşamıyor görünüşe göre. Ancak sakın hemen rehavete kapılmayın; büyük beyaz Marmara’yı terk etmiş olsa da Ege kıyılarımızda hâlâ dolanıyor.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*