Category archive

İSTANBULLU

İSTANBUL’DA KUŞÇULUK

Kuşçuluk tabiri Türkiye’de çeşitli devirlerde farklı anlamlar taşımıştır. Osmanlı Devletinin klasik örgütlenmesinin yürürlükte olduğu daha eski devirlerde kuşçu adı daha çok doğan, atmaca gibi yırtıcı kuşları yakalayıp evcilleştirerek bunlarla av yapanlara verilirdi. Padişahın avlanması için av kuşları temin edip besleyen doğancılar önceleri yeniçeri ocağına bağlıyken daha sonra enderun halkına dahil edilmişler ve 17. yüzyılın sonuna… Devamı

KENT MÜLTECİLERİ

İSTANBUL’DA GÖÇMENLER VE MÜLTECİLER   İstanbul’da İç Göç Dinamiği İstanbul, sadece Türkiye’de değil, bölgede de kendine yer yurt ve özellikle de iş arayan insanların çekim merkezidir. “Taşı toprağı altın!” benzetmesi ile sembolleşen İstanbul’daki insani hareketliğe benzer durum dünyanın çok az yerinde gözlenmektedir. İstanbul’un nüfus değişimi incelendiğinde; 1950’de 1.166.477 olan İstanbul nüfusunun 2015’e gelindiğinde 13 katlık bir artışla 14.657.434’e çıktığı görülmektedir. 1950’de Türkiye… Devamı

İstanbul’un eşsiz güzelliklerini en güzel noktalardan görmek, seyretmek ve bir fotoğraf makinesiyle unutulmaz bir tabloya dönüştürmek için muhteşem fırsatlar sunan çok özel yerler…Güneş en güzel nereden doğar? Geride insanı büyüleyen renkler bırakarak nereden batar? Erguvanlar en güzel nerede açar? Laleler renkleriyle insanı nerede büyüler? Piyer Loti Teleferiği’nden İstanbul nasıl görünür? Dolmabahçe Sarayı’nın bahçesi nereye bakar?… Devamı

HALİÇ’TE DENİZ ATI

Günümüzden 7000 yıl kadar önce, Alibey Deresi ve Kağıthane Deresi’nin birleştiği bölgelerin İstanbul Boğazı’ndan gelen deniz sularıyla birleşmesi sonucunda bugünkü haliç yani Altın Boynuz oluştu. Boğaziçi’nin tabii bir uzantısı olan bu sakin deniz parçası, çevresinde yaşayan insanlara güvenilir bir liman sağlamakta ve etrafındaki verimli topraklardan gelen ürünler kadar, balıkçılık imkanlarından ve bu emniyetli limanın desteklediği… Devamı

BOĞAZ’DA BÜYÜK BEYAZ

Eskilerin deyimiyle “canavar harharyas” Fotoğrafta Marmara Denizi’nde, olasılıkla 1920’lerde yakalanan bir büyük beyaz, Taksim Topçu Kışlası’nın avlusundaki Taksim Stadyumu’nda halka gösteriliyor. İstanbullu balıkçılar tarafından civar sularda yakalandıktan sonra meydanlarda sergilenen köpekbalıkları, kent halkı için her zaman izlemeye değer bir gösteriydi. Hani derler ya “Benden uzak olsun da Mısır’a sultan olsun” diye, sanki büyük beyaz köpekbalığı düşünülmüş… Devamı

İSTANBUL’UN RENKLERİ

Başka Bir Tepeden ‘Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul! Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer. Ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul! Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer. Nice revnaklı şehirler görülür dünyada, Lakin efsunlu güzellikleri sensin yaratan. Yaşamıştır derim, en hoş ve uzun rü’yada Sende çok yıl yaşayan, sende ölen, sende yatan.” Yahya… Devamı

KASIMPAŞA CANAVARI

TÜRKİYE’NİN İLK SERİ KATİLİ 1976 yılında İstanbul’da pek çok cinayet işlenmiş, özellikle evinde 20 bıçak darbesiyle öldürülen liseli Handan Otak günlerce konuşulmuştu. Ancak bu cinayetlerin hiçbiri Kasımpaşa’da işlenen “seri cinayetler” kadar dehşet yaratmadı. İnşaat işçisi Ali Bakırca 4 Eylül 1976 gecesi kafası bir demirle parçalanarak öldürülmüştü. Katil cesedin yüzüne tenekeyle kireç dökmüştü. Ancak bu sıradan… Devamı

İSTANBUL’UN KABADAYILARI

İstanbul’un sosyal hayatının önemli bir parçası olan kabadayılar, kendilerini mahallenin düzenini sağlamakla sorumlu görürlerdi; ancak 20. yüzyılın başından itibaren bozulan sistem, onları suç âleminin önemli bir parçası haline getirdi. Eski İstanbul’un kabadayılığı bir nevi ‘şehir şövalyeliği’dir” Osmanlı’da, İstanbul’da dar sokaklara sıralanmış ahşap evler, yangın sırasında itfaiyenin önemini artırıyordu. Her mahallenin itfaiye görevini de yürüten kabadayılar, yani… Devamı

İŞGAL KUPASI VE FENERBAHÇE

ÖNCE VATAN SONRA KUPA İstanbul işgal altındayken Fenerbahçeliler, Kurbağalıdere kenarında kulüp binasının önündeki iskeleye yanaşan motorlarla Anadolu’ya silah kaçırmaktaydılar. Fenerbahçe kulübünün kayıkhanesi bir silah ve cephane deposu haline getirilmişti. Geceleri gizlice bu kayıkhanenin önündeki ahşap iskeleye yanaşan motorlar buradan yüklenip, gizlice Moda koyuna açılıyor, oradan İzmit’e geçerek Anadolu’ya silah ve cephane götürüyorlardı. Fenerbahçe’nin işgal kuvvetlerine… Devamı

İSTANBUL’UN KARA KIŞLARI

Yaklaşık 5 bin yıllık tarihe sahip olan İstanbul, Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde Haliç’in donduğu, büyük yangınlar ile don olayları sonucu can kayıplarının yaşandığı, hastalıkların baş gösterdiği, insanların yiyecek ve yakacak sıkıntısıyla karşı karşıya kaldığı ”kara kışlar” yaşadı. Tarihçi Necdet Sakaoğlu, yaptığı açıklamada, İstanbul’un Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde büyük kışlar yaşadığını belirtti. Bizans döneminde… Devamı

BİR ZAMANLAR İSTANBUL’DA

İSTANBUL’U DİNLİYORUM İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı Önce hafiften bir rüzgar esiyor; Yavaş yavaş sallanıyor Yapraklar, ağaçlarda; Uzaklarda, çok uzaklarda, Sucuların hiç durmayan çıngırakları İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı; Kuşlar geçiyor, derken; Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık. Ağlar çekiliyor dalyanlarda; Bir kadının suya değiyor ayakları; İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;… Devamı

BAŞA DÖN