Category archive

YAZARLAR

İSTANBUL, ANADOLU BOZKIRI DEĞİL

Mimar Sinan Genim, İstanbul’un tarihsel kent olgusu ve mimarisini en iyi bilen isimlerin başında geliyor. İstanbul aşığı Genim ile Üsküdar’daki tarihi Şemsi Paşa Camii’nin duvarlarında meydana gelen çatlakların ardından tekne ile Boğaz turu yaparak şehrin silüetini masaya yatırdık. ‘Gereksiz ve yanlış’ Salacak açıklarından Beşiktaş ve Ortaköy kıyılarına bakınca, Mecidiyeköy, Gayrettepe, Levent bölgesinden yükselen gökdelenler ile… Devamı

HACI SÜLEYMAN SOKAĞI (1)

HATIRLAMAK Annemin söylediği o türküyü ; Duyabilir miyim şimdi, duvarlarına dayasam kulaklarımı uyur uyanık bir düş gibi yaşadığımız o eski zamanların sesini, Dokunabilir miyim kelimelerimle o eski sevgilerin ellerine, “Ben halayın başıyam le le İncili yüzük taşıyam … Bu sokağa ne zaman gelsem, o evin karşısında ki apartmanın merdivenlerine oturur, sessizce bir sigara yakardım. Eski… Devamı

SUYA YAZILANLAR (1)

Suyu düşün demişti; o çok uzun ayrılmış nehirlerin                                                             kavuştukları yerleri. Kurşuni renkte ki göğün ucunda günün son mavisi solmuştu. Önce bir bulut uğultusu, otelin camlarında… Devamı

BOĞAZİÇİ ANADOLU YAKASI

BOĞAZİÇİ ANADOLU YAKASI Anadolu yakasının günümüzde bilinen en eski yerleşim alanı, bir kültürede adını veren Fikirtepe yerleşmesidir. Tüm İstanbul çevresindeki tarih öncesi dönemine ait en önemli yerleşme, yakın çevresinde de benzeri bazı yerleşmelerinyer aldığı ve kendi içine kapanık bir kültür olan Fikirtepe Kültürü’dür. 1907’de Bağdat demiryolunun yapımı sırasında ortaya çıkarılanbu yerleşmeye ait çok önemli bazı… Devamı

İSTANBUL FOTOĞRAFLARININ TARİHİ

İSTANBUL’DA FOTOĞRAFIN VE İSTANBUL FOTOĞRAFLARININ TARİHİ Dünya üzerinde varlığını bildiğimiz hiçbir şehrin İstanbul kadar resmi yapılmamış, fotoğrafı çekilmemiştir. Çünkü hiçbir şehir İstanbul kadar derin ve geniş perspektifler elde edeceğiniz topoğrafik özelliklere sahip değildir. İstanbul ile ilgili günümüze ulaşan en eski çizili belge, muhtemelen Vipsanio Agrippa [d. MÖ 64/ö. MÖ 12] tarafından hazırlanan bir dünya haritası… Devamı

İSTANBUL’UN BEŞİNCİ KERE İNŞAASI

İSTANBUL’UN BEŞİNCİ KERE İNŞAASI Nedim’in XVIII. yüzyılın başlarında dile getirdiği meşhur, Bu şehr-i sıtanbûl ki bîmisl ü behâdır Bir sengine yek pâre Acem mülkü fedâdır dizesi ile başlayan kasidesini hemen hemen hepimiz biliriz de. Ondan yaklaşık yüzelli yıl önce, XVI. yüzyıl ortalarından günümüze seslenen İrem bağ budur dir her görenler Ki çıkmâk istemez ana girenler… Devamı

BEYOĞLU’NUN YERLEŞİM TARİHİ

BEYOĞLU’NUN YERLEŞİM TARİHİ ERKEN DÖNEM İstanbul’un yerleşim tarihinin ne kadar eskiye gittiği konusunda çeşitli görüşler ileri sürülmektedir. Kesin olarak bildiğimiz MÖ VII. yüzyılda [660], Megaralı kolonistlerden çok önce, İstanbul yarımadasının çeşitli devirlerde iskân edilmiş olduğudur. İstanbul çevresindeki ilk yerleşim izlerine bugün Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde bulunan Yarımburgaz [Küçükçekmece] Mağarası’nda rastlanır. Ülkemizin bilinen en eski yerleşmesi… Devamı

İSTANBUL’UN YENİLENMESİ

İSTANBUL’UN İSKANI VE ZAMAN İÇİNDEKİ YENİLEMELER Bir şehir, farklı türde insanlardan oluşur; benzer insanlar bir şehir meydana getiremez. Aristoteles [Aritoteles 1993, 32] 2000’li yılların başına kadar zaman zaman bazı itirazlar ve karşı söylemler olsa da, İstanbul’un ilk kuruluşunun M.Ö. 660 tarihinde kendilerine yeni bir yurt arayan Megaralı kolonistler tarafından bugünkü Sarayburnu bölgesinde Byzantion adıyla kurulduğu… Devamı

BOĞAZİÇİ RUMELİ YAKASI

BOĞAZİÇİ RUMELİ YAKASI Boğaziçi’nin Rumeli yakası nerede başlar? Günümüzde Karaköy Köprüsü’nün başlangıç noktası esas alınmakla birlikte bu, köprünün yapımından itibaren geçerli bir kabuldür. Geçmişte bu tür bir ayırım noktası yoktur. Genelde İstanbul’un Rumeli yakası denince  Kağıthane Deresi’nin oluşturduğu vadide Rumeli feneri’ne kadar olan sahil ve gerisindeki alanlar akla gelirdi. Ancak biz modern zamanları göz önüne… Devamı

BEYOĞLU SARAYLARI

SARAYLAR, KASIRLAR, KONAKLAR VE EVLER Beyoğlu ilçesinin bugünkü bilgilerimiz doğrultusunda “saray” olarak niteliyebileceğimiz ilk yapısı 1316 yılında yapılan “Palazzo del Comune”dir. Cenevizliler, Bizansla 1304’te imzalanan antlaşma sonrası elde ettikleri imtiyazlar neticesinde Piazza denilen ana meydanın yakınında “Palazzo del Comune” denilen ve Podesta’nın [Cenovalı Yönetici] makamı olarak kullanılan bir bina yaptırırlar [Eyice 1994: 407]. 1315 yangınından… Devamı

İSTANBUL’UN GELİŞİMİ

KONSTANTİNOPOLİS’TEN KONSTANTİNİYYE’YE İSTANBUL’UN FİZİKİ GELİŞİMİ Globalizm ve gelişen dünya ticareti Türkiye’yi ve onun en önemli şehri olan İstanbul’u yeniden oluşan dünyanın merkezine taşıdı. İstanbul’un Tokyo ile yedi saat, New York ile aksi istikamette yedi saat farkı var. İstanbul gerek bu özelliği gerekse yer aldığı konum nedeniyle yüzyıllardır bölgenin cazibe merkezi olması açısından eski görkemine kavuşuyor… Devamı

İSTANBUL YALILARI

YALILAR “Yalı” sözcüğü; denizin kıyıyı yaladığı yer anlamında “yalamak” fiilinden türemiş bir kelimedir. Bir de günümüz de unutulmuş bir sözcük vardır: Zaman zaman denize bitişik arsaların tapularında gördüğümüz “leb-i derya. Farsça “leb” [dudak] sözcüğü ile “derya” [deniz] sözcüklerinin birleştirilmesiyle oluşan bu sözcük “deniz kıyısı” anlamında kullanır. Sözlükler “yalı”yı, deniz, göl ya da ırmak kenarı, düz… Devamı

İSTANBUL’UN TEPELERİ

İstanbul’un tepeleri denilince birçok kişi Çamlıca Tepesi’nden başlar saymaya. Halbuki, 7 tepeli bu muhteşem kentin tüm tepeleri sur içinde kalan eski şehirde yer alır. İşte İstanbul’un 7 tepesi… Zaman zaman televizyonlarda bazı yarışma programlarını seyrederken, nasıl bu kadar cahil olunabilir diye hayıflanır dururum. “İstanbul’un tepeleri nereleridir?” veya “İstanbul’un kaç tepesi vardır?” Seyrederken rastladığım yarışmacıların hemen… Devamı

www.istanbullu.tv

İSTANBUL – YENİ ROMA

Romalılar şehirlerinin kuruluş efsanesini bir masal değil de gerçekmiş gibi göstermeye ve geliştirmeye çalışırlar. Büyük devletler, özellikle de imparatorluklar kendilerine şanlı bir geçmiş, çok eskilere doğru uzanan derin bir tarih yaratmaya önem verirler… Çoğu kere tarihin babası olarak isimlendirilen Homeros’un, İlyada destanında önemli bir kahraman olarak öne çıkarttığı Aineias, mitolojide tanrıça Aphrodite ile Troyalı Prens… Devamı

ŞEHİR VE GİTMEK

Yazın son günleri, ıslak bir rüzgar şehir ışıklarının parıldadığı karanlık denizin üzerinde dalgalanıyor. Gökyüzünde yanıp sönen yıldırım uğultuları, denize vuran yağmur damlalarının sesleri, dudaklarımda eski bir şarkının ıslığına düşüyor. Burayı seviyorum. Şehir burada, Her birinden başka bir görüntünün yansıdığı, geçmişin ve geleceğin şimdiye, şimdininse sonsuz bir zamana karıştığı kırılıp, dağılmış büyülü bir aynanın parçaları gibi… Devamı

GELECEĞİN İSTANBUL’U

Yüzyıllardır İstanbul’un, MÖ 660’da Sarayburnu çevresinde karaya çıkan Megaralı Grekler tarafından kurulduğu efsanesi ile avutulduk. Ancak bilimin ve bilginin ışığında yapılan araştırmalar sonucunda şehrin tarihinin günümüzden sekiz bin beş yüz yıl öncesine kadar uzandığını öğrenmiş bulunuyoruz. İstanbul yalnızca ülkemizin bir şehri değil, bir dünya kentidir. Milattan önceki tarihlerden itibaren büyük bir coğrafyada adı söylenen, özlem… Devamı

ŞEHİR, FARKLILIKLARIN UYUMLU BİRLİKTELİĞİDİR

Tarihin hiçbir döneminde rekabete ve farklı düşüncelere kapalı bir şehir yaşantısı olmadı. Bir şehrin büyük bir köye dönüşmesi yalnızca plansız yapılaşmanın sonucu değildir, farklılıklara tahammül edemeyen bir şehir eninde sonunda, mahallelere bölünmüş büyük bir köye dönüşmeye mahkûmdur… Aristoteles şehir yaşantısını “soylu bir amaç için ortak yaşam” olarak tarif eder. Burada kastedilen soylu bir amaçtan ne… Devamı

İSTANBUL’UN VAPURLARI

İstanbul limanına ilk buharlı gemi 1828 yılında gelir. Swift isimli bu İngiliz yapımı buharlı tekneye İstanbullular, verilebilecek en güzel ismi verirler: Buğu Gemisi. Gemiyi, İstanbul’un sayılı zenginlerinden ipek tüccarı Artemis Efendi’nin öncülüğü ile bir grup tüccar padişaha hediye etmek için getirmişlerdir… Sultan II. Mahmut’un (1808-1839) saltanat döneminde, 20 Mayıs 1828’de ilk buharlı gemi İstanbul limanına… Devamı

İSTANBUL’DAKİ İLK YAPIMIZ: GÜZELCEHİSAR

Güzelcehisar’ın yapım tarihi konusunda bazı farklı yorumlar vardır. Âşık Paşazâde H. 793/1390-91 tarihini verirken, Nişancı Mehmed Paşa H.797/1394-95 tarihinde yapıldığını söyler. Anlaşılan İstanbul’daki ilk yapımızın kesin yapılış tarihini net olarak tespit edebilmek için detaylı araştırmalar yapılması gerekmektedir… Daha sonraları Asya’nın “Tatlı Suları” adıyla anılacak olan, Göksu’ya yerleşmemiz Sultan Yıldırım Bayezid’in 1395 veya en geç 1397’de… Devamı

SULTANAHMET MEYDANI’NIN ÖYKÜSÜ

Septimus Severus’un içinde yaşadığımız bu şehre armağan ettiği yapılardan biri büyük ölçüde harap olsa da varlığını sürdürmektedir. Günümüzde Sultanahmet Meydanı olarak bilinen büyük alan gerçekte bu dönemde yapımına başlanan Hipodrom’un gösterilerin yapıldığı orta bölümüdür. Hipodrom Sevrus’un 213’teki ölümü üzerine tamamlanamadan yarım kalır… MS. II. yüzyılın sonlarına doğru Roma İmparatorluğu içinde meydana gelen karmaşa sonrası Septimus… Devamı

ZAMAN KAYBOLMAZ

Sokak lambaları sönmüş, laciverdi bir gecenin son damlası külrengi bulutlarının arasında kararsız bir günün ilk ışımasına, dakikalar sonra da sarı bir bahar sabahına bırakmıştı kendini, kırmızı kiremitli çatıların üzerinden beyaz kanatlarını mavi bir boşluğun içerisine düşermiş gibi bırakan martıların sesleri, caddeden hızla geçen arabalar, köprüden telaşla gelip giden metro, Haliç’in üzerinde ki yolcu vapurları hepsi… Devamı

Yok bu şehr içre senin vasfettiğin dilber Nedim Bir peri suret görünmüş bir hayal olmuş sana” Karşıda yıldız tozu gibi parıldayan şehrin ışıkları bir göz kırpması sanki uzak büyülü bir çağrı, karanlık denizin üzerinde dalgalı bir ay ışığı. Yol isteyen şileplerin uğultusu karışıyor balıkçı motorlarının seslerine bir martının suya değiyor kanatları. Bir şey var bu… Devamı

MERHABA

İstanbul’u niçin anlatıyorum, niçin resmediyorum, niçin azizleştiriyorum, özellikle niçin şiirleştiriyorum; evet, bu soruların cevaplarını “İstanbul söyleşilerinde” kırık dökük de olsa ifadelendirmeye birkaç nesil bir İstanbullu olarak gayret gösteriyorum.. Sanal âlemde görselliğin etkisi malum. Görsellik ayrı bir İstanbul bilincinin gelişmesine daha farklı olumlu bir katkı sağlıyor. Bu yüzden İstanbul içerikli yazıları mümkün olduğunca daha felsefi anlamda… Devamı

İSTANBUL VE MİMARİ

İstanbul bir şehir idi, Herhangi bir şehir değil. Károly KÓS  Aristoteles (MÖ 384-322) bir anlatısında “Bir şehir, farklı türde insanlardan oluşur; benzer insanlar bir şehir meydana getiremez.” demektedir. Günümüzden yaklaşık 2500 yıl önce söylenen bu sözler bize şehrin insan yaşantısındaki önemini vurgular. Gerçek şehirlerde dilin, dinin, rengin ve ırkın üstünlüğü yoktur; herkes dilediği yaşantıyı sürdürür.… Devamı

BAŞA DÖN