SEÇİM TARİHİMİZDEN MANZARALAR

in SİYASET

OSMANLI’DAN CUMHURİYETE SEÇİM TARİHİMİZDEN MANZARALAR

 

Bu yazıda 1908’de ilk çok partili seçimi ve Türkiye’de sonraki yıllarda yapılan seçimleri takip ederek 1990’ların başına kadar geleceğiz. Malzememiz seçim kitapları, afişler, sloganlar, seçim anketleri, şarkılar, mizah dergileri, farklı seçim dönemlerinde ön plana çıkan olaylar, satışmalar ve bunlara verilen yanıtlar gibi oldukça renkli.

1908 Seçimlerinden: Osmanlı’da İlk Çok Partili Seçim, İlk Oy Pusulası

Tarihimizdeki ilk çok partili seçimler, 1908 sonbaharında yapılmıştı. Bu seçimlere İttihat ve Terakki Cemiyeti ile Prens Sabahattin taraftarlarının 14 Eylül 1908’de kurduğu Ahrar Fırkası katılmıştı.

İstanbul’da mebus seçimleri için oylar, 11 Aralık 1908’de Büyük Postane Binası’nda kullanıldı. İttihat ve Terakki Cemiyeti işi şansa bırakmak istememiş (!) ve binanın Birinci Nişancı Taburu tarafından korunmasını sağlamıştı. Aslında bu önlem, ikinci seçmenlere verilen bir gözdağı niteliğindeydi. Seçimler, ordunun “manevi baskısı” altında geçmişti. Dolayısıyla İttihat ve Terakki listesi İstanbul’dan tulum çıkarmasına şaşmamak gerek.

Ahrar Fırkası yalnızca İstanbul’da örgütlenebildiği için seçimlere yalnızca İstanbul’da katılmıştır. Ankara’da bir aday kendi çabası ile Ahrar Fırkası mensubu olarak meclise girmişti. 1908 seçimlerinde her iki partinin listesinde aday olarak yer almak mümkündü. Bu nedenle Ahrar Fırkası’nın listesinde yer alan dört aday bu listeden seçimleri kaybetmişler, ama İttihatçıların listesinde de oldukları için seçimi kazanmışlar, mebus olmuşlardı.

 

1919 Seçimlerinden: Sosyalistler ve “İntihab İçin Amele İçtimaı

İstanbul’da Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Partisi’nin önderliğinde işçi, çiftçi ve solcular bir toplantı yaparak gerçekleşecek seçimlere ilişkin bir tavır belirlemeye çalışmışlardır.

Seçimler nedeniyle toplanıp, kendi gelecekleri konusunda ilk kez bir toplantı yapılması katılanları heyecanlandırmıştır.

O kadar ki kendi sorunlarını tartışmak ve karar vermek için bir araya geldikleri 24 Ekim gününü her yıl tekrarlanacak bir kutlama günü olarak kabul etmişlerdir. Aşağıda bu konuda Kurtuluş dergisinde yer alan haber bulunmaktadır.

“Teşrin-i Evvelin 24. Cuma günü İstanbul’da bulunan işçi ve ameleler Şehzadebaşı’nda iki bin kişilik bir içtima akdettiler. Bu içtimaa pek çok amele cemiyetleri ve işçi sendikaları iştirak eylediği gibi ‘Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist’ Partisi de rehberlik yaptı.

Amelenin içinden çıkan hatipler nutuklar irat ettiler ve intihapta işçi hukukunun muhafazası hususunda yek vücud olmağa söz verdiler. Ameleden Süleyman, Osman Alp ustalarla İhsan yoldaş hazurunu benliklerini tanımak için tehyiç eylediler nihayet Doktor Şefik yoldaş bir karar okudu. Hülasaten şöyle idi:

1-İki dereceli usul-i intihap burjuvaziye ve makam sahibi olanlara müfit olup işçi sınıflarının hukukunu sıyanet edemediğinden usul-i hazır intihabı protesto ederek ilk Meclis-i Mebusana doğrudan doğruya müsavi ve gizli ve nispi intihap usulünü kabul eden yeni bir kanun layihasının verilmesini talep ederiz.

2-Aramızdan ayıracağımız murahhaslar içtima ederek lazım gelen makamlara anlatacak ve amelelerin toplu bulunduğu yerlerde intihab sandıkları vazına çalışacaktır.

3-İstanbul proletaryası nazar-ı dikkate alınınca üç mebus çıkarabilecektir. Bunun nazar-ı dikkate alınması için lazım gelen teşebbüsat yapılacaktır.

4-Memleketimizde amelenin ve işçinin bir araya toplanarak kendi menfaatlerine ait ilk kararı verdiklerine tesadüf eden bugünün mübecceliyeti tasdik ile alkışlanır ve her sene tesmiye edilmesi kabul edilir.

Sosyal Demokrat Fırkası namına gelen zat kısa bir nutukla Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkasının muvaffakıyetini tebcil eyledi. İşçi murahhasları bilahare yine toplandılar ve intihabda beraberlik lüzumunu uzun uzadıya hararetle konuştular. Nihayet bir sosyalist birliği yapmaya karar verdiler.

Türkiye sosyalist tarihinde şayan-ı dikkat bir hareket olan Ferruh Tiyatrosu içtimaından yevmi gazeteler uzun uzadıya bahsettiler; Hususiyle İkdam, Vakit ve İfham gazeteleri büyük sütunlar tahsis eylediler.” [“İntihab İçin Amele İçtimaı” Kurtuluş No:3 (20 Teşrin-i Sani 1919) arka iç kapak.]

1919 Seçimlerinden: İlk Osmanlı Sosyalist Mebusu Numan Usta ve Vaatleri

Osmanlı Parlamentosundaki ilk sosyalist mebus kabul edilen Numan ustanın seçim vaatleri ve düşünceleri dönemin gazetelerinden İleri‘de [21 Kanun-i Evvel 1335/1919] yayınlanmıştır. Bir kısmı şöyledir:

“Harpten evvelki usul-i idaremiz emperyalizm şeklinde olduğundan amelenin inkişafına katiyen müsait değildi. Binaenaleyh Meclis-i Mebusanımızda amelelerin ilk mümessili sıfatıyla bulunduğumu nazar-ı dikkate alacak ve onların inkişaf-ı içtimaiyelerini temin ve kapitalistlerin elinde duçar oldukları felaketleri azaltacak esasatı müdafaa edeceğim. Bu suretle bütün cihan-ı medeniyete karşı Türkiye’de de hakiki bir sosyalistlik mukaddematını irae ederek amelenin hayat-ı içtimaideki mevkiini tarsine çalışacağım…

Taşradan gelecek olan mebuslar arasında bulunacak olan çiftçiler istihsalatını dâhil-i memlekete fazla fiyatla satmak isterler. Hâlbuki biz amele zümresi merbut ve bugünkü mevkii de ayni zümreye medyun bulunduğumuz için her şeyi ucuza tedarik etmek isteriz. İşte yalnız bu keyfiyet itibariyle nokta-i nazarlarımız ayrılır. Fakat halk ve memleket düşüncesi hususunda birleşiriz.”

1923 Seçimlerinden: Kadınlar Halk Fırkası

Türkiye’de kadın haklarının elde edilmesi bir ihsan olmaktan çok, bizzat kadınların yürüttükleri etkili bir mücadelenin ürünüdür. 1923 seçimleri bu açıdan önemlidir. Bu dönemde kadınlar siyasal haklara sahip olmak konusunda kamuoyu oluşturmak, toplantılar düzenlemek, dernekler kurmak, konuşmalar yapmak ve yazılar yazmak gibi yoğun bir faaliyette bulunmuşlardır.

Kadın hareketine öncülük eden isimlerin başında Nezihe Muhittin ismi dikkat çeker. Nezihe Muhiddin Türkiye’de kadınların siyasal haklarını elde etmeleri konusunda cesaretle mücadele vermiştir.

Yaptığı önemli işlerden biri 1923 yılında Kadınlar Halk Fırkası’nı kurmasıdır. Üstelik bu parti henüz Halk Partisi, (sonraki ismiyle Cumhuriyet Halk Partisi) kurulmadan önce kuruluş çalışmalarını tamamlamış ve dilekçesini vermişti. Ancak faaliyetine izin verilmedi. Üstelik bu girişim de dönemin “erkekleri” tarafından alay konusu haline getirilmekte gecikmemiştir.

Örneğin Akbaba mizah dergisinde Nezihe Muhiddin’in, “Kadınlar Halk Fırkası Reisi” olarak karikatürü çizilmiş ve Kadınlar Halk Fırkası’nın Dokuz Umdesi [ilkesi] şöyle sıralanmıştır.

“Kadınlar Halk Fırkasının Dokuz Umdesi

1-Hâkimiyet bilakayd ü şart kadınlarındır.

2-Her zevç, zevcesine itaate mecburdur.

3-Bütün ev işleri erkeklere aittir.

4-Erkek, kadının müsaadesi olmadıkça harem dairesinden dışarı çıkamayacaktır.

5-Muaşakatın sürat ve emniyetini temin için her mahallede post ve senet gişeler açılacaktır.

6-Dulların istikbali temin edilecektir.

7-Ziynet eşyasının ithali serbesttir.

8-Taaddüt-i zevcat memnudur.

9-Her kadın, indellüzum, kırk yaşına gelen zevcini tekaüde sevke mezundur.”

Dergide yayınlanan küçük fıkralar arasında şu fıkra dikkat çeker:

Kadınlar Fırkasına Dair

İki Fırkacı [partici] hanım arasına

-Süheyla’yı Fırka’ya kabul etmemişler mi?

-Evet… Naciye Hanımefendi onun muhaliflerden bir genç ile seviştiğini söyledi, biz de müracaatı reddettik.”

1946 Seçimlerinden: Çok Partiye Geçişin Simgesi-Milli Kalkınma Partisi (Kuzu Partisi)

Milli Şef ve Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, 19 Mayıs 1945’te Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle yaptığı konuşmada, Türkiye’de çok partili siyasal hayata geçileceğinin ilk işaretlerini şu cümleyle vermişti:

”Harp zamanlarının ihtiyatlı tedbirlere lüzum gösteren darlıkları kalktıkça, memleketin siyaset ve fikir hayatında demokrasi prensipleri daha geniş ölçüde hüküm sürecektir.”

Türkiye için yeni bir dönem başlamak üzeredir. Bu törendeki konuşmadan cesaret alan Nuri Demirağ, çok partili dönemin fiilen başlamasına neden olacak bir adım atacak ve bir siyasal parti kurulması için girişimlerde bulunacaktır.

Bu parti, tek partili dönemin sonu demek olan Milli Kalkınma Partisi’ydi.

1930 yılından beri Cumhuriyet Halk Partisi dışında ilk kez bir parti kuruluyor, Türkiye gerçek anlamda çok partili siyasal hayata geçiyordu.

Partinin kurulması için ilk hazırlanan ve 27 Temmuz 1945’te İstanbul Valiliği’ne verilen dilekçenin altında üç imza vardır: Nuri Demirağ, Hüseyin Avni Ulaş ve Cevat Rifat Atılhan.

Milli Kalkınma Partisi resmen 5 Eylül 1945’te faaliyetlerine başlamıştı. Nuri Demirağ aynı zamanda genel başkan olmuştu. Nuri Demirağ’ın, partiyi tanıtmak ve taraftar toplamak için bazı parti toplantılarını korularda, mesire yerlerinde halka açık kuzu ziyafeti vererek yapmasından dolayı Milli Kalkınma Partisi “Kuzu Partisi” olarak da adlandırılmıştı.

Siyasal hayatta pek varlık gösteremese de çok partili siyasal hayata geçişi simgeleyen parti olarak siyasal tarihimizdeki yerini aldı.

Nuri Demirağ’ın “Gökokulu adını verdiği ilk sivil uçuş okulunun ilkeleri partinin de ilkeleri olmuştur. Partinin afişi olarak da kullanılacak şekilde uçakların kanatlarına altı ilke yazılmıştı. (Bunun “altı ok”tan mülhem olduğuna kuşku yoktur.)

İşretten

-Oyundan (Kumar